neden böyle bir şey yaptım bilmiyorum. ama belki benimle ilgili bazı şeyleri, yazacağım bir kaç kelimeyi merak edenler olur..

şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Aralık 01, 2007

Sana Değil, Senin İçin Ağlasaydım

Hayal dergisinin güncel sayısında bir Reşide Sarıkavak şiirleri incelemesi varmış. Derginin dosya konusunun 'şiir ve zeka' olmasını es geçip, metinde dikkatimi çeken bir paragrafı şuracıkta alıntılamak isterim.

(...)

Sarıkavak, şiirini genellikle karşısındaki muhatabına söyler. Muhatap aynada yansıyan kendisidir aslında. Çünkü şiir yazılmış ise söylen(e)memiş demektir. Ve şair kendisine sığınmaktan başka çare bulamamaktadır. Sarıkavak kendisinden ve şiirinden beslenmesini bilen bir şairdir. Melankoli ona tuhaf bir hafiflik katar ve şiirini havalandırır. "oturupta karşında / sana değil / senin için ağlasaydım" derken gözyaşının nasıl değer kazanacağını pratik bir şekilde anlatmaktadır. Muhatabını bu denli önemseyen şair biraz sonra "bu kez sana da ağlamadım" diyecektir. Gözyaşının bittiği noktayla şiire konulan nokta aynıdır. Son zamanlarda şiirimizde göze çarpan umuma hitap etme tarzını benimsemeyen Sarıkavak, şiirin içine bir "sen" koyarak romantik olduğnu farkettiriyor. Şunu da ilave etmeliyim ki; romantik olması sembolist olmasına engel değildir. "bir avuç su içip de / dönüp sırtımı gittiğim / ırmakta olmadı hiç gözlerim / o yüzdendir / mirasım da yok / affedin". Gitmeyi ve aidiyetsizliği bu denli vurgulayan Sarıkavak, terekesinde hiç malvarlığının olmamasından ötürü af diler. Bu mısralardan yaşamın bir ırmak kıyısı olduğunu, akan giden zamanın ise ırmağa öykündüğünü, ölmeyecek kadar suyun kendisini ihya ettiğini metaforlara hâkim olarak okura anlatmıştır.

(...)

Cihat Duman

Çarşamba, Kasım 14, 2007

Dörtlük

Kendinizi anlatan dörtlük adı altında bir mumdur, iki mimdir dolanıyor ortalıkta bir süredir. Şimdilerde tüy gibi olan Deryik vasıtasıyla biz de şenlendik. Ve fakat fazlaca şiir okumayan biri olarak 1 Kasım'dan beri düşünüp duruyorum. Yo hayır, şiir sevmediğimden değil. İyi şiiri severim velakin iyi şiirin peşinde koşmak lazım. Ha diyince, karşına gelmiyor.

Buyrun, sizleri Brecht ile başbaşa bırakıyorum:

nasıl olduğunu yaz bana! rahat mı?
sana neler yaptıklarını yaz bana! cesaretin yetti mi?
ne yaptığını yaz bana! iyi şeyler mi?
neler düşündüğünü yaz bana! beni mi?

sorulardır sana bütün verebildiğim,
ve gelen yanıtları kabullenmeliyim.

Cuma, Aralık 29, 2006

Tek Atımlık Şiir

çocukluğum hep meraktı
güzelliklere ve doğaya doğru.
yaşam, bilinmeyendi çünkü
sevgi de dahildi buna.

ve bekleyişler;
baharı, mutluluğu, aşkı.
zaten kardeşti merak
ve bekleyiş

merakla bekleyiş ölümü

Bil-sen-de

Pardus... Özgürlük Için...

Firefox 2

Bazen Okurum

Dinle-sen-de