neden böyle bir şey yaptım bilmiyorum. ama belki benimle ilgili bazı şeyleri, yazacağım bir kaç kelimeyi merak edenler olur..

zamir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zamir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 23, 2007

Kimsin Sen?

Sen kimsin ya da kimsin sen? Bir sergiyi tam biterken haber vermek ilginç doğrusu. Tam burada Candan Erçetin'den Ben Böyleyim çalıyor, kimsenin haberi yok.


30 MAYIS 2007 - 26 AĞUSTOS 2007

Fortis'in katkılarıyla

Dünyanın en önemli fotoğrafçılık kurumu olan ICP’nin (International Center of Photography – Uluslararası Fotoğraf Merkezi) düzenlediği 22. Infinity Awards’ta "Genç Fotoğrafçı" ödülünü kazanan ilk Türk-Hollandalı fotoğrafçı olan Ahmet Polat’ın sergisi 30 Mayıs 2007’de İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nde açıldı.

Fortis’in katkılarıyla gerçekleşen ve 26 Ağustos 2007 tarihine dek sürecek olan "Kimsin Sen?" başlıklı sergi, İstanbul Modern’in genç sanatçıları destekleme misyonunun da güzel bir örneğini oluşturuyor.

(...)

Ahmet Polat, "Kimsin Sen?" başlıklı sergisinde, kimlik ve aidiyet arayışını özyaşamöyküsel hikâyelerle birleştiren çalışmalarıyla son dönemde gerçekleştirdiği farklı dizilerden örnekleri bir araya getirerek, izleyicilere 1999 yılından bu yana hem yaşamının hem de fotoğrafçılığının yolculuğunu sunuyor. Ahmet Polat’ın Transvaal’deki gettodan Dordrecht’teki göçmenlere, 1999 depreminden sosyete manzaralarına dek değişik konuları içeren sergisinde toplam 81 fotoğraf yer alıyor.

Türk ve Hollandalı olmak, göçmenlik, kültür farklılığı, dışlanmışlık, ikilemde kalmak, yalnızlık gibi duyguların, kendisini köklerini araştırmaya, keşif yolculuğuna çıkmaya doğru yöneltmesiyle, Ahmet Polat, fotoğrafı yaşamı anlamanın bir aracı haline getiriyor. Geçmişini sorgulama, kültürel mirasını tanıma sürecinde genç sanatçı, dünyadaki farklılıkların yerine benzerliklerin araştırılması ve ortaya çıkarılmasının çok daha önemli olabileceğini düşünmeye başlıyor.

Bir de haziran ayında Radikal'de `Hakikaten kimsin sen?´ diye sormuşlar sanatçıya, okunabilir.

Pazartesi, Ekim 16, 2006

sen kimsin?

bunu ikinci defa yazıyor olabilirim: burada yazılan yazılarda kullanılan zamirler çok zaman kimseyi işaret etmedi. burası benim özgürce içimi dökmeye çalıştığım, bazen bunu başaramadığım için kendime kızdığım, kusma alanım. yazarken elimden geldiğince kendimle karşılaşmak istiyorum ve bundan korktuğum zamanların olduğunu bildiğimden olsa gerek genel itibariyle yazdıklarımı yeniden okumaya yanaşmıyorum bile. gerçeklerin somut dünyasından ve iki artı ikinin dört ettiği matematikten o kadar uzak ki buradakiler. bir kaç gün evvel bahsettiğim kara deliğin içinde bir yerlerde benim yazdıklarım. ve fakat olmayadabilirler. hani şu kutunun içindeki kedi gibi. eğer kutunun kapağı kapalıysa kedinin orada olup olmadığını hiç bir zaman bilemeyiz. sen dediğim vakit, yahut benzer şekilde o dediğimde bu hiç kimseye işaret etmiyor. zihnimin içerisinden bir yerlerinde oluşan bir imgedir o ve imgesin sen. dünya üzerinde bulunan ve bir şekilde tanı-ş-mış yahut tanımış olduğum insanların sevdiğim/beğendiğim yönlerinden yapılmış bir kolaj, bir mükemmel hayal kahramanı değil. bedeni ve sureti olmayan, düşünmeyen, düşünüyorsa bile benim bilmediğim, zihnimin içinde varolan, eğer kendisine hitap edersem dinleyen/dinlermiş gibi görünen, fakat muhatap olmazsam varlığını bile hissettirmeyen biridir sen. hayatıma giren hiç bir insandan sen olmasını istemedim. bu büyük bir haksızlık olurdu. fakat, sen'in hayatıma giren bazı insanlara doğru evrildiği oldu. bunun olmuş olabileceğini bilen ve bana doğru evrilmiş olabilir diyen kişi; bunu bir iltifat olarak almalıdır zannımca. bu şekilde olan şey şudur: insanların kafamdaki belli biçimlerin, diktiğim elbiselerin içine sığmasını beklemiyorum/talep etmiyorum ve fakat; bazı insanlar için kendi zihnimde sadece o insana has, ona özel biricik biçimler oluşturmaya çabalıyorum, terzi işi hususi elbiseler dikiyorum. bu; karşımdaki insanı olduğu gibi anlayabilmem ve benim olduğum gibi kendimi anlatabilmem için tek yol ya da ben öyle sanıyorum.

sence de öyle değil mi?

Bil-sen-de

Pardus... Özgürlük Için...

Firefox 2

Bazen Okurum

Dinle-sen-de