neden böyle bir şey yaptım bilmiyorum. ama belki benimle ilgili bazı şeyleri, yazacağım bir kaç kelimeyi merak edenler olur..

Pazartesi, Ekim 16, 2006

sen kimsin?

bunu ikinci defa yazıyor olabilirim: burada yazılan yazılarda kullanılan zamirler çok zaman kimseyi işaret etmedi. burası benim özgürce içimi dökmeye çalıştığım, bazen bunu başaramadığım için kendime kızdığım, kusma alanım. yazarken elimden geldiğince kendimle karşılaşmak istiyorum ve bundan korktuğum zamanların olduğunu bildiğimden olsa gerek genel itibariyle yazdıklarımı yeniden okumaya yanaşmıyorum bile. gerçeklerin somut dünyasından ve iki artı ikinin dört ettiği matematikten o kadar uzak ki buradakiler. bir kaç gün evvel bahsettiğim kara deliğin içinde bir yerlerde benim yazdıklarım. ve fakat olmayadabilirler. hani şu kutunun içindeki kedi gibi. eğer kutunun kapağı kapalıysa kedinin orada olup olmadığını hiç bir zaman bilemeyiz. sen dediğim vakit, yahut benzer şekilde o dediğimde bu hiç kimseye işaret etmiyor. zihnimin içerisinden bir yerlerinde oluşan bir imgedir o ve imgesin sen. dünya üzerinde bulunan ve bir şekilde tanı-ş-mış yahut tanımış olduğum insanların sevdiğim/beğendiğim yönlerinden yapılmış bir kolaj, bir mükemmel hayal kahramanı değil. bedeni ve sureti olmayan, düşünmeyen, düşünüyorsa bile benim bilmediğim, zihnimin içinde varolan, eğer kendisine hitap edersem dinleyen/dinlermiş gibi görünen, fakat muhatap olmazsam varlığını bile hissettirmeyen biridir sen. hayatıma giren hiç bir insandan sen olmasını istemedim. bu büyük bir haksızlık olurdu. fakat, sen'in hayatıma giren bazı insanlara doğru evrildiği oldu. bunun olmuş olabileceğini bilen ve bana doğru evrilmiş olabilir diyen kişi; bunu bir iltifat olarak almalıdır zannımca. bu şekilde olan şey şudur: insanların kafamdaki belli biçimlerin, diktiğim elbiselerin içine sığmasını beklemiyorum/talep etmiyorum ve fakat; bazı insanlar için kendi zihnimde sadece o insana has, ona özel biricik biçimler oluşturmaya çabalıyorum, terzi işi hususi elbiseler dikiyorum. bu; karşımdaki insanı olduğu gibi anlayabilmem ve benim olduğum gibi kendimi anlatabilmem için tek yol ya da ben öyle sanıyorum.

sence de öyle değil mi?

4 yorum:

pervane dedi ki...

yani ben diilim sadece evrilmisim...

turuncu dedi ki...

bir dogru, bir yanlis.

evet sen degilsin.
hayır evrilmedin.

bahsi geçen sen hiç bir zaman biri olmadı ve dahi olabilemeyecek. dilersen bunu benim zihnimin bir oyunu gibi algılayabilirsin.

bunun yanında; pervane hic bir zaman sen'e doğru evrilmez yahut evrilmesin istiyorum zaten. ama sen pervane'ye dogru evrilir.

mizahta izah tadı kaçırır, bu kadarı kâfi sanırım.

pervane dedi ki...

yine didaktik oldun... :(

turuncu dedi ki...

neler oluyor? bu konuda ahkam kesmek en doğal hakkım diye düşünüyorum.

burada konuşulanlar ve yazılanlar tamamen benim iç'imdekilerle alakalı olduğuna göre; yanlış anlaşılma durumunda kendimi izah etme hakkım olmalı sanırım.

üzüldüm.

Bil-sen-de

Pardus... Özgürlük Için...

Firefox 2

Bazen Okurum

Dinle-sen-de