neden böyle bir şey yaptım bilmiyorum. ama belki benimle ilgili bazı şeyleri, yazacağım bir kaç kelimeyi merak edenler olur..

Pazartesi, Mart 26, 2007

Bil Bilim Bilin

Üsküdar'da bir gece.

Dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış biz sevgili insanlar; hepimiz, ne olduğunu bilmediğimiz aynı şeyi düşünüp, aynı şeyin sancısını duyuyoruz.

Bright Eyes çalıyor fonda. Gün gelir bir film çekersem, bu sahne kesinlikle olmalı. Hani olur ya, farklı mekanlarda başını elleri arasına almış insanlar, konsepte uygun bir parça eşliğinde perdeden akarlar.

Evet, ayrı yerlerde aynı şeyleri, tamam hiç değilse çok benzer şeyleri düşünüp zihinsel sancılar çekiyoruz. Kökleri düşünüp, yolculuk sevdasını sorguluyoruz, varılacak yeri merak ediyoruz.

Özlüyoruz, seviyoruz, gidiyoruz, kalıyoruz ama daha birbirimize bile anlatamıyoruz neler döndüğünü. Korkuyoruz anlatmaya. Sahi gün gelip anlatacak mıyız birilerine?

Halbuki tüm istediğimiz gelip gerçekte neye benzediğimizi görmeleri değil mi? Belki de tüm zırhlar, tüm elbiseler bunun içindir, olamaz mı?

Hani zırhın ardındaki merak edilir ve ancak zırhın ardındakini öldürecek cesarete sahip olanlar zırhın ardına saklananı görmeye müstehaktır ya onun gibi. Ve beni ancak beni öldürecek kadar güçlü olan yaşatabilir.

İşte bunun için güzel güzel giyiniriz, çırılçıplak soysunlar bizi diye, çünkü ancak yeterince güçlü olan yapabilir bunu.

Böyle bir şeyler işte. Dağınık ve kopuk kopuk.

Anlatmak mühim mi sahiden?

"Bilinmek istedim..."

Mühim galiba.

4 yorum:

tosantosun dedi ki...

Belki de tüm zırhlar, elbiseler kendimize gereğinden fazla kıymet verdiğimiz içindir.

Belki de fazla önemsiyoruz kendimizi.

Belki önemsemeliyiz ama, belki de önemsememeliyiz.

Önemsenmeyi diliyoruz.

Belki melki.

alef dedi ki...

*kollektif bilinç,
*ancak bir benzerim öldürebilir beni,
*içindeki tanrıyı sev tohum O'nun sayesinde çatlıyor çünkü.. ve bu yüzden biz sevdik..

TugCe dedi ki...

zitliklarin gucu bence..socrates in zitliklarin varolma nedeni oldugunu anlatisini hatirlatti bana.

yazar(mı)çizer(mi)yapar(mı)bozar(mı)(?) dedi ki...

Herkes kendi "güçlü insanını" arar.
Bu dertten öyle muzdaribiz ki! Kendimizi anlatırken ne kadar aciz olduğumuz anlayacağız diye aksi yöne kaçıyoruz hep! Birisi, o da bir aciz kul olsa da, yaralarımıza bakacak ve gücü bulsun ve onları sarsın istiyoruz! Tuhaf bir denklem bu! Bilmem çözülür mü?
Bu yazini okurken gözlerim mi doldu ne? Ellerine sağlık!

Bil-sen-de

Pardus... Özgürlük Için...

Firefox 2

Bazen Okurum

Dinle-sen-de